|
|
Edirne il merkezini
oluşturan kenti,
bölgeye adlarını
veren ve Hint-Avrupa
kökenli bir kavim
olan Traklar
kurmuştur. Bilinen
en eski ismi aynı
zamanda bir Trak
boyu adı olan
Odrysai'dir.
Uscudama ismiyle de
anılan şehir
yaklaşık M.Ö. 170
senesinde
Romalıların
hakimiyetine geçer.
MS 125 yılında Roma
İmparatoru
Hadrianus'un
buyruğuyla tekrar
bayındırlaştırılan
kente Hadrianopolis
ismi verilir. Roma
İmparatorluğu'nun
bölünmesiyle Doğu
Roma İmparatorluğu,
ya da diğer adıyla
Bizans'ın payına
düşen şehir, bir
süreliğine Avarlar,
Bulgarlar ve
Haçlıların eline
geçse de kentin 1361
yılında Türklerce
fethine değin
Bizans'ta kalır.
1365 senesinde
Osmanlılarca başkent
yapılan Edirne,
1453'te İstanbul'un
başkent olmasından
sonra da önemini
kısmen yitirse de,
padişahların gözde
yerlerinden biri ve
canlı bir ticari ve
idari merkez olarak
kalmıştır. 18. yy.da
yangınlar ve
depremle sarsılan
kentin gelişimine en
büyük darbeyi, bir
zamanlar avantaj
teşkil eden
Balkanlara açılan
kapı olma
niteliğinin Osmanlı
İmparatorluğu'nun
gerilemeye
başlamasıyla
dezavantaja
dönüşmesi vurmuştur.
Yabancı işgalini ilk
olarak 1828-29
yılındaki Osmanlı
Rus harbinde yaşayan
şehir, 93 harbi'nde
(1877-1878) tekrar
Ruslar, Balkan
Harbi'nde
(1912-1913) ise
Bulgarlar tarafından
işgal edilmiştir.
Birinci Balkan
harbinden sonra
kabul edilen barış
anlaşmasıyla
Bulgaristan'a geçen
kent, daha
anlaşmanın mürekkebi
kurumadan patlak
veren İkinci Balkan
savaşından sonra
tekrar Türk
topraklarına
katılmıştır. I.
Dünya Savaşı'ndan
Osmanlı Devleti'nin
yenilgiyle
çıkmasının ardından
Edirne, Temmuz
1920'de Yunan
işgaline uğramış,
Kurtuluş Savaşı'nın
başarıyla
sonuçlanmasıyla 25
Kasım 1922'de nihai
olarak Türk
egemenliğine girmiş
ve Lozan
Anlaşması'yla
Yunanistan'dan savaş
tazminatı olarak
alınan Karaağaç'ın
15 Eylül 1923'te
Türkiye'ye
katılmasıyla ilin
sınırı bugünkü
halini almıştır.
www.edirne.gov.tr
|
|