EVDEN EVE NAKLİYE PLATFORMU

Ana Sayfa

 

FRİGOFİRİK TAŞIMA FİRMALARI

EŞYA DEPOLAMA FİRMALARI

LİFTLİ KAMYON TAŞIMA FİRMALARI

NAKLİYAT FORUM

ZİYARETÇİ DEFTERİ

 

 
Ankara ili, Türkiye Cumhuriyeti'nin başkentini barındıran il.[5] İle bağlı Ankara şehri, Türkiye'nin en kalabalık ikinci, dünyanın ise en kalabalık kırk beşinci kentidir.[6] Topraklarının büyük bölümü İç Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Sakarya bölümünde yer alır. Türkiye'nin coğrafi merkezine yakın olduğu için, hem konum hem de işlev itibariyle Türkiye'nin kalbi benzetmesi yapılır.[1][2] Ankara, kedisi, keçisi ve bu keçinin yünü, tavşanı, armudu, balı, çiğdemi ve Kalecik Karası denilen misket üzümü ile ünlüdür.[7] Tarih boyunca Galatlar'ın bir boyu olan Tektosaglar[8], Frigler[9] ve Türkiye Cumhuriyeti'ne[5] başkentlik eden kenti barındıran il, 30.715 km² yüz ölçümü ile Türkiye'nin en büyük illerindendir.[10]
Anadolu'daki ilk insansı kalıntıları Prof. Dr. Fikret Ozansoy tarafından, Ankara'nın Kızılcahamam ilçesindeki Sinaptepe'de bulunmuş, 10 milyon yıl öncesine ait ve Ankara maymunu olarak da bilinen bu kalıntılara Ankarapithecus meteai adı verilmiştir.[19][20]

Ankara, Sakarya Nehri'ni besleyen Ankara Çayı'nın geçtiği ovanın doğu kenarında kurulmuştur. Çubuk Ovası, kenti çevreleyen verimli bir tarım alanıdır. Sonradan Ankara Kalesi'nin kurulduğu tepenin ve eteklerinin sarp yamaçlı olması, tarihte bölgeyi düşman saldırılarına karşı korunaklı kılmaktaydı. Bentderesi’nin dar vadisi, Ankara Kalesi'nin bulunduğu volkanik tepeyi, yaylanın ovaya hakim dik kenarından ayırdığından, askerî öneme haizdi.[21] Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber,[8] kentin bilinen tarihi Eski Taş Çağına[22] kadar uzanmaktadır. Bu döneme ait çeşitli eserlere Gâvurkale, Ergazi, Lodumlu ve Maltepe'de rastlanmıştır.[23] Bunlar dışında Ankara'nın Polatlı ilçesinde, M.Ö. 3000 yıllarına ait insan yerleşmelerine rastlanmıştır.[24]


Hititler, Frigler, Lidyalılar, Ahamenişler ve Galatlar [değiştir]Daha çok bilgi için: Hititler, Frigler, Lidyalılar, Ahamenişler ve Galatlar

Hitit Uygarlığı'nın simgesi sayılan ve Ankara'nın da amblemi olan Hitit Güneş Kursu.Hint-Avrupalı bir kavim olan Hititler (M.Ö. 1660-1190), Anadolu'ya boğazlar yoluyla gelmişlerdir. Hititlerin Anadolu’ya göç tarihleri, kesin olarak bilinmemektedir.[25] Ankara ve çevresinde Hitit dönemine ait yerleşkelerin kalıntıları, Balıkhisar, Ballıkuyumcu, Bitik, Karaoğlan, Gâvurkale ve Kültepe höyükleridir.[26] M.Ö. 2. bin yılın sonlarına doğru Hititlerin siyasal olarak çöktüğü ve yerini Friglere bıraktığı görülmektedir.[27]

M.Ö. 2. binyılın sonlarında bölgede, hızla büyüyen bir Frigya kasabası vardı.[8] Frig Krallığı'nın başkenti olan Gordion kentinin kalıntıları Polatlı'nın 29 kilometre kuzeybatısında bulunmaktadır. Bugün Yassıhöyük denen bölgede bulunan Gordion, en parlak dönemini Frigya Kralı Midas zamanında (M.Ö. 725-675) yaşamıştır.[28] Ankara'da, Frigler dönemine ait kalıntılar arasında bulunan Yumurtatepe Tümülüsü'nün bulunduğu yerin, kurulduğu dönemlerde çok önemli bir yerleşim olmasa da stratejik bir noktada olduğu düşünülmektedir.[13] Frigler, M.Ö. 700'lü yıllarda Kafkaslardan gelen Kimmerler tarafından ortadan kaldırıldı.[29]

Tunç Çağı'nın sonlarında Frigler ile birlikte Anadolu'ya gelen ve Batı Anadolu'da varlıklarını sürdüren Lidyalılar, Friglerin ortadan kalkmasını fırsat bilerek Ankara'yı da kapsayan Kızılırmak yöresini ele geçirdiler. M.Ö. 7. yüzyılda Anadolu'ya hakim oldular ve 140 yıl hüküm sürdüler.[30] Lidyalıların madeni parayı icat ettikleri kabul edilir.[31] Lidyalılar döneminde Anadolu'da pazar ekonomisi gelişmiş, tahıl üretimi, hayvancılık, zeytinyağı ve şarap üretimi ilerlemiştir. Orta Anadolu'nun ana ulaşım yolu üzerinde bulunan Ankara kenti de bu gelişmelerden istifade etmiştir.[30] Medlerle ve Perslerle savaşan Lidyalılar, komşuları Ahameniş Pers Hükümdarı Kiros ile M.Ö. 547'de Kızılırmak kavisi içinde yaptıkları savaşı kaybederek tarih sahnesinden silinmişlerdir.[32]

Persler, M.Ö. 545’den itibaren Anadolu’ya egemen olarak, Anadolu’daki Helen kültürüne son verdiler.[33] M.Ö. 5. yüzyılda Herodot, Pers İmparatorluğu'nun ordu, ticaret ve posta hattı olarak kullanılan Kral Yolu'nun Ankara'dan geçtiğini yazar. Kral Yolu, Efes'te başlıyor, Sardes şehrinden Lidya'yı, sonra Gordion, Ankyra ve Kızılırmak'tan geçerek, Kapadokya üzerinden Kilikya'ya, oradan Fırat ve Dicle nehirlerini geçip Asur'dan Susa kentine ulaşıyordu.[34]

Ankara, M.Ö. 334'de[8] Makedonya Kralı Büyük İskender tarafından Ahameniş İmparatorluğu'ndan alınana kadar; tarihi boyunca Frigler[35] ve Hititler'in[35][36][37] haricinde Hattiler, Lidyalılar ve Ahamenişler egemenliğine girmiştir. M.Ö. 3. yüzyılda Anadolu'ya gelen savaşçı bir kavim olan Galatların Tektosaglar boyuna başkentlik etmiştir.[8] Strabon, ünlü eseri Geographika’da, Ankara Kalesi'nin Tektosaglar tarafından inşa edildiğini söyler.[38] Daha sonra bölgede siyasal birliği kuran[39] Roma İmparatoru Caesar Divi Filius Augustus, M.Ö. 25 yılında Ankara'yı ele geçirmiştir.[8]


Roma İmparatorluğu [değiştir]
Roma İmparatorluğu döneminde GalatyaM.S. 3. yüzyıl ortalarında Roma İmparatorluğu'nda ortaya çıkan sosyal ve ekonomik çöküntüye paralel olarak kent, o günlere kadar koruduğu açık kent niteliğini yitirmiş; çevresi surlarla çevrilmiştir. Roma İmparatorluğu'nun başkenti Bizantion'a taşınınca, Ankara'dan geçen ve başkenti doğuya bağlayan yolların önemi daha da artmıştır. M.S. 10. yüzyıla kadar Ankara diğer Doğu Roma kentleri gibi para ekonomisinin geliştiği, örgütlü bir ekonomik yapısı olan önemli bir merkez özelliği kazanmıştır. Bu dönemde, kent planının temel öğeleri; kenti düşman saldırılarına karşı koruyan kalın surlar, pazar yeri işlevini gören agora ve kilisedir.[13]


Osmanlı İmparatorluğu [değiştir]
Ankara'nın 18. yüzyıldan kalma bir resmi. Bu anonim eser Hollanda'daki Rijksmuseum'dadır.Ankara'nın Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun eline geçmesi, Malazgirt Meydan Muharebesi'nden sonra 1073 yılına rastlar. 12. ve 13. yüzyıllarda Selçuklu Sultanlarının da çabasıyla transit ticarette gelişme gösteren Ankara, önce Ahiler'e, ardından 1304'te göreli özerklik verilerek Osmanlı İmparatorluğu'na bağlandı. İlin güneybatı ilçeleri bu dönemde Germiyanoğulları'na bağlanırken, güneydoğu ilçeleri Karamanoğulları'na bağlanmıştır.[40] I. Murat zamanında kesin olarak Osmanlı topraklarına bağlanan ilde, 1402 yılında Büyük Timur İmparatorluğu İmparatoru Timur ile Osmanlı İmparatorluğu Padişahı Yıldırım Bayezid arasında Ankara Savaşı yapıldı.[41][42] Yıldırım Bayezid'in savaşı kaybetmesi ve Timur'a esir düşmesi sonucu Osmanlı Devleti, Fetret Devri denen bunalım ve iktidar boşluğu dönemine girdi. Ankara Savaşı'nda kent ve çevresi büyük ölçüde harap olmuş, Anadolu birliğini yeniden kuran II. Murat zamanında kent, yeniden onarılmıştır.[13] 1841 yılında Anadolu Eyaleti kaldırılıp yerine vilayetler kurulunca kent bir vilayet oldu.[43] Ankara, Çorum, Yozgat, Kayzeri ve Kırşehir sancakları bu vilayete bağlandı. Ankara Vilayeti, varlığını 1922 yılında kadar sürdürdü.


Kurtuluş Savaşı ve Başkent Oluşu [değiştir]Mustafa Kemal Atatürk, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalandıktan sonra, Padişah VI. Mehmet tarafından olağanüstü yetkilerle donatılarak 30 Nisan 1919'da 9. Ordu Müfettişliğine atadı. 19 Mayıs 1919'da Refet Bey (Bele), Kâzım Bey (Dirik), 'Ayıcı' Mehmet Arif Bey ve Hüsrev Bey (Gerede) ile birlikte Samsun'a çıktı. Burada Havza ve Amasya Genelgesi'ni yayınlayan ve Sivas ile Erzurum Kongresi'ni düzenleyen Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti ile Amasya Protokolü'nü imzalamıştır. Bu protokol üzerine Meclis-i Mebusan açılmıştır. Mustafa Kemal, meclis çalışmalarını daha yakından izleyebilmek için 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelmiştir. Ankara'ya gelmesinin nedenleri arasında buranın demiryolu ağına sahip olması, İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmemiş olması, merkezi bir konumda bulunması ve Batı Cephesi'ne yakınlık gibi nedenler de etkili olmuştur. Meclis, 28 Ocak 1920'de oybirliği ile Misakımillî'yi kabul etmiştir. Bunun üzerine İstanbul işgal edilmiş ve meclis kapatılmıştır. Mustafa Kemal, 19 Mart 1920'de illere ve kolordu komutanlıklarına bir genelge göndermiş ve Ankara'da olağanüstü bir meclisin açılacağını duyurmuştur. Seçimlerin ardından 23 Nisan 1920'de TBMM açılmış ve hükümet kurulmuştur. Türk Kurtuluş Savaşı bu meclisten yönetilmiş, savaşın kazanılmasının ardından Lozan Antlaşması imzalanmış ve I. TBMM seçim kararı almış ve yerini II. TBMM'ye bırakmıştır. İnkılap Meclisi olarak da anılan bu meclis 13 Ekim 1923'te Ankara'yı başkent ilan etmiştir.



 

www.ankara.gov.tr


 

 
 


EVDEN EVE NAKLİYE PLATFORMU

Ana Sayfa

 

Adana [ 1 ]
Adıyaman [ 2 ]
Afyon [ 3 ]
Ağrı [ 4 ]
Aksaray [ 68 ]
Amasya [ 5 ]
Ankara [ 6 ]
Antalya [ 7 ]
Ardahan [ 75 ]
Artvin [ 8 ]
Aydın [ 9 ]
Balıkesir [ 10 ]
Bartın [ 74 ]
Batman [ 72 ]
Bayburt [ 69 ]
Bilecik [ 11 ]
Bingöl [ 12 ]
Bitlis [ 13 ]
Bolu [ 14 ]
Burdur [ 15 ]
Bursa [ 16 ]
Çanakkale [ 17 ]
Çankırı [ 18 ]
Çorum [ 19 ]
Denizli [ 20 ]
Diyarbakır [ 21 ]
Düzce [ 81 ]
Edirne [ 22 ]
Elazığ [ 23 ]
Erzincan [ 24 ]
Erzurum [ 25 ]
Eskişehir [ 26 ]
Gaziantep [ 27 ]
Giresun [ 28 ]
Gümüşhane [ 29 ]
Hakkari [ 30 ]
Hatay [ 31 ]
Iğdır [ 76 ]
Isparta [ 32 ]
İstanbul [ 34 ]
İzmir [ 35 ]
K. Maraş [ 46 ]
Karabük [ 78 ]
Karaman [ 70 ]
Kars [ 36 ]
Kastamonu [ 37 ]
Kayseri [ 38 ]
Kırıkkale [ 71 ]
Kırklareli [ 39 ]
Kırşehir [ 40 ]
Kilis [ 79 ]
Kocaeli [ 41 ]
Konya [ 42 ]
Kütahya [ 43 ]
Malatya [ 44 ]
Manisa [ 45 ]
Mardin [ 47 ]
Mersin [ 33 ]
Muğla [ 48 ]
Muş [ 49 ]
Nevşehir [ 50 ]
Niğde [ 51 ]
Ordu [ 52 ]
Osmaniye [ 80 ]
Rize [ 53 ]
Sakarya [ 54 ]
Samsun [ 55 ]
Siirt [ 56 ]
Sinop [ 57 ]
Sivas [ 58 ]
Şanlıurfa [ 63 ]
Şırnak [ 73 ]
Tekirdağ [ 59 ]
Tokat [ 60 ]
Trabzon [ 61 ]
Tunceli [ 62 ]
Uşak [ 64 ]
Van [ 65 ]
Yalova [ 77 ]
Yozgat [ 66 ]
Zonguldak [ 67 ]